
Adıyaman İş Hukuku Avukatı: Kıdem ve ihbar tazminatı, işe iade davaları, iş kazası ve mobbing konularında hukuki temsil ve danışmanlık. Danışmanlık için bizimle iletişime geçin.
İş hukuku, işçi ile işveren arasındaki ilişkileri düzenleyen, çalışma hayatının barış ve huzur içinde sürdürülmesini amaçlayan, dinamik ve kapsamlı bir hukuk dalıdır. Adıyaman merkezli hukuk büromuz, hem işçi hem de işveren müvekkillerine, 4857 sayılı İş Kanunu ve ilgili mevzuat çerçevesinde hukuki destek sunmaktadır. İş hayatında karşılaşılan sorunların hukuki zeminde çözüme kavuşturulması, hak kayıplarının önlenmesi ve yasal yükümlülüklerin eksiksiz yerine getirilmesi için hizmet vermekteyiz.
İş ilişkisinin temeli iş sözleşmesi ile atılır. Sözleşmenin hukuka uygun, açık ve anlaşılır olması, ileride doğabilecek pek çok uyuşmazlığın önüne geçer. Büromuz, işverenin faaliyet alanına ve işçinin pozisyonuna uygun (belirli/belirsiz süreli, kısmi/tam süreli, çağrı üzerine çalışma, deneme süreli) iş sözleşmeleri hazırlamakta, mevcut sözleşmeleri revize etmektedir. Özellikle "Belirli Süreli İş Sözleşmesi" yapılabilmesi için kanunun aradığı objektif koşulların varlığı (işin belirli süreli olması, işin bitmesi gibi) titizlikle incelenmelidir. Aksi takdirde, sözleşme baştan itibaren belirsiz süreli sayılabilir ve işveren kıdem-ihbar yükümlülüğü altına girebilir.
İş sözleşmelerinde sıkça yer alan rekabet yasağı düzenlemeleri, işçinin işten ayrıldıktan sonra rakip bir firmada çalışmasını sınırlayabilir. Ancak bu yasağın geçerli olabilmesi için; yer, zaman (en fazla 2 yıl) ve konu bakımından sınırlı olması ve işçinin ekonomik geleceğini tehlikeye atmaması gerekir. Aksi halde rekabet yasağı hükümleri geçersiz sayılır. Büromuz, hem sözleşmelerin hazırlanması aşamasında hem de rekabet yasağı ihlali iddialarında cezai şart talepleri ve savunmaları konusunda hukuki danışmanlık vermektedir.
İş güvencesi kapsamında olan (30 veya daha fazla işçi çalıştıran işyerinde en az 6 aylık kıdemi olan) işçilerin, geçerli bir sebep gösterilmeksizin veya gösterilen sebebin geçersiz olduğu durumlarda işten çıkarılmaları halinde işe iade davası açma hakları bulunmaktadır. Bu davada amaç, feshin geçersizliğinin tespiti ve işçinin işine geri dönmesidir. Büromuz, fesih bildiriminin tebliğinden itibaren 1 ay içinde arabuluculuk başvurusunun yapılması ve dava sürecinin takibi konularında hizmet vermektedir. Davanın kazanılması ve işverenin işçiyi işe başlatmaması durumunda, en az 4 en çok 8 aylık ücret tutarında işe başlatmama tazminatı ve 4 aya kadar boşta geçen süre ücretinin tahsili için hukuki yollara başvurulur.
İş akdinin sona ermesiyle birlikte işçinin hak kazandığı en önemli alacak kalemleri kıdem tazminatı ve ihbar tazminatıdır. En az 1 yıl çalışması olan ve iş akdi haklı bir neden olmaksızın feshedilen işçi kıdem tazminatına hak kazanır. İhbar tazminatı ise, kanuni bildirim sürelerine uyulmadan yapılan fesihlerde gündeme gelir. Tazminat hesaplamaları yapılırken sadece çıplak ücret değil; yol, yemek, ikramiye, prim, yakacak yardımı gibi süreklilik arz eden tüm ödemelerin dahil edildiği "giydirilmiş ücret" esas alınır. Büromuz, tazminat miktarının doğru hesaplanması ve ödenmemesi durumunda dava açılması süreçlerinde müvekkillerimizi temsil etmekteyiz.
İş hukukunda fesih türleri sonuçları bakımından büyük farklılıklar gösterir. Haklı nedenle fesih (İş Kanunu m.24 ve m.25), işçi veya işveren için iş ilişkisini sürdürmenin dürüstlük kuralına göre beklenemez olduğu (örn: ahlak ve iyi niyet kurallarına aykırılık, sağlık sebepleri, zorlayıcı sebepler) durumlarda söz konusu olur ve taraflara derhal fesih hakkı verir. İşveren haklı nedenle (m.25/II hariç) feshederse kıdem öder ama ihbar ödemez. Geçerli nedenle fesih ise (işçinin yeterliliği, davranışları veya işletmenin gerekleri) sadece iş güvencesi kapsamındaki işçiler için geçerlidir. Geçerli fesihte işçinin savunmasının alınması şarttır. Hukuk büromuz, fesih sebeplerinin hukuki nitelendirmesini doğru yaparak hak kayıplarını önler.
Çalışma hayatının en sık karşılaşılan uyuşmazlıklarından biri de ödenmeyen işçilik alacaklarıdır. Haftalık 45 saati aşan çalışmalar fazla mesai sayılır ve %50 zamlı ödenmelidir. Ulusal bayram ve genel tatil (UBGT) günlerinde yapılan çalışmalar ise tam yevmiye olarak ayrıca ödenmelidir. Yıllık izin ücreti ise, iş akdi sona erdiğinde kullanılmayan izinlerin karşılığı olarak ödenen paradır. Yıllık izin hakkı anayasal bir dinlenme hakkıdır ve işçinin bu haktan feragat etmesi mümkün değildir. Bordroların incelenmesi, tanık beyanları ve bilirkişi hesaplamaları ışığında, işçinin alacaklarının takibini yapıyoruz.
Kayıt dışı istihdam (sigortasız çalışma) veya sigorta primlerinin gerçek ücret üzerinden yatırılmaması (eksik bildirim), işçilerin emeklilik haklarını doğrudan etkileyen ciddi bir hak ihlalidir. Sigortasız çalıştırılan veya primleri eksik yatan işçiler, işten ayrıldıktan sonra 5 yıl içinde hizmet tespit davası açarak geriye dönük sigorta günlerinin tespitini talep edebilirler. Bu davalar kamu düzenine ilişkin olduğundan, mahkemece re'sen araştırma ilkesi uygulanır. SGK kayıtları, işyeri belgeleri, tanık beyanları ve emsal ücret araştırmaları ile bu süreci titizlikle yönetmekteyiz.
Bir işyerinin tamamının veya bir bölümünün başka bir işverene devredilmesi durumunda, mevcut iş sözleşmeleri tüm hak ve borçlarıyla birlikte devralan işverene geçer. İşyeri devri, işçiye haklı fesih hakkı vermez ancak devreden ve devralan işveren, işçilik alacaklarından (kıdem tazminatı vb.) 2 yıl süreyle müteselsilen sorumludur. Devir sürecinde işçilerin hak kaybına uğramaması ve kıdem sürelerinin korunması konusunda hukuki destek sağlamaktayız.
İşçilerin sendikaya üye olma, üyelikten ayrılma ve sendikal faaliyetlere katılma hakları anayasal ve yasal güvence altındadır. İşçinin sendikal nedenlerle işten çıkarılması veya ayrımcılığa uğraması halinde, iş güvencesi kapsamında olup olmadığına bakılmaksızın sendikal tazminat talep edilebilir. Bu tazminat, işçinin en az bir yıllık ücreti tutarındadır. Büromuz, sendikal örgütlenme sürecinde yaşanan baskı ve fesihlere karşı etkin hukuki mücadele yürütmektedir.
İş yerinde meydana gelen kazalar veya işin niteliğinden kaynaklanan meslek hastalıkları, işçinin bedensel ve ruhsal bütünlüğüne zarar verebilir. İş kazası durumunda, işverenin kusur durumu, maluliyet oranının tespiti, maddi (tedavi giderleri, iş göremezlik ödeneği, destekten yoksun kalma) ve manevi tazminat davalarının açılması ve SGK rücu davaları konularında tecrübe sahibiyiz. İş sağlığı ve güvenliği önlemlerinin alınması konusunda işverenlere de önleyici hukuk hizmeti sunmaktayız.
İş yerinde sistematik olarak uygulanan psikolojik baskı (mobbing) ve ayrımcılık, işçinin kişilik haklarına saldırı niteliğindedir. Hakaret, aşağılama, görev tanımı dışında işler verme, dışlama gibi eylemler mobbing kapsamında değerlendirilir. Büromuz, mobbing davası açılması, manevi tazminat talepleri ve ayrımcılık tazminatı (işe almada veya çalışma koşullarında eşit davranmama) konularında mağdur çalışanların yanındadır. Mobbingin ispatı, delillerin toplanması (e-postalar, kamera kayıtları, sağlık raporları) ve sürecin yönetimi konusunda hassas bir çalışma yürütmekteyiz.
Tarafların karşılıklı anlaşarak iş sözleşmesini sona erdirmeleri (ikale), iş hukukunda sıkça başvurulan bir yöntemdir. Ancak ikale sözleşmesinin geçerli olabilmesi için işçinin "makul yarar"ının (genellikle kıdem ve ihbar tazminatına ek bir ödeme) bulunması gerekir. Ayrıca, pandemi sonrası yaygınlaşan uzaktan çalışma (home-office) modelinde, işverenin ekipman sağlama, iletişim giderlerini karşılama ve iş sağlığı güvenliği önlemlerini alma yükümlülükleri devam eder. ekibimiz, yeni nesil çalışma modellerine uygun sözleşme tadilleri ve fesih süreçlerinde danışmanlık verir.
İş hukukunda dava şartı olan arabuluculuk süreci, uyuşmazlıkların daha hızlı ve ekonomik bir şekilde çözülmesini sunar. Büromuz, arabuluculuk görüşmelerinde müvekkillerini temsil etmekte, anlaşma sağlanamaması durumunda ise İş Mahkemelerinde dava açarak süreci sonuçlandırmaktadır. İşe iade, alacak ve tazminat davalarında yüksek başarı oranımızla müvekkillerimizin memnuniyetini sağlamaktayız.
Sonuç olarak; iş hukuku avukatı olarak, emeğin ve sermayenin karşılıklı haklarını gözetiyor, çalışma barışına katkı sağlayacak adil çözümler üretiyoruz.
Hukuki süreçlerinizde yanınızda olmak için buradayız. Kadromuzla iletişime geçin.