Yapay zeka sistemlerinin hukuki sorumluluğu, otonom araçlar, algoritma kararları ve AB Yapay Zeka Yasası hakkında kapsamlı analiz.
Yapay Zeka Çağında Hukuki Sorumluluk
Yapay zeka teknolojilerinin hızla gelişmesiyle birlikte, hukuk sistemleri yeni ve karmaşık sorularla karşı karşıya kalmaktadır. Otonom araçların kaza yapması, yapay zeka destekli tıbbi teşhislerin yanlış sonuç vermesi veya algoritmaların ayrımcı kararlar alması durumunda sorumluluk kime aittir? Bu sorular, modern hukukun en tartışmalı konuları arasında
yer almaktadır.
Yapay Zeka Nedir ve Hukuki Açıdan Nasıl Değerlendirilir?
Yapay zeka, insan zekasını taklit eden ve öğrenme, problem çözme, karar verme gibi bilişsel fonksiyonları yerine getirebilen bilgisayar sistemleridir. Hukuki açıdan yapay zeka sistemleri, henüz "kişi" statüsünde değildir. Dolayısıyla, yapay zekanın kendisi hukuki sorumluluk taşıyamaz. Bu durum, sorumluluğun kim tarafından üstlenileceği sorusunu gündeme getirmektedir.
Mevcut Türk Hukuku Çerçevesi
Türk hukukunda yapay zekaya özgü bir düzenleme henüz bulunmamaktadır. Ancak mevcut yasalar çerçevesinde çeşitli sorumluluk rejimleri uygulanabilmektedir.
1. Ürün Sorumluluğu
4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun ve Türk Borçlar Kanunu'nun ilgili hükümleri çerçevesinde, üretici firma kusurlu ürün nedeniyle sorumlu tutulabilir. Yapay zeka sistemi "ürün" olarak nitelendirildiğinde, sistemdeki bir arıza veya tasarım hatası nedeniyle ortaya çıkan zararlardan üretici sorumlu olacaktır.
2. İstihdam Eden Sorumluluğu
Türk Borçlar Kanunu'nun 66. maddesi uyarınca, işveren çalışanının verdiği zararlardan sorumludur. Bu mantıkla, yapay zeka sistemini kullanan işveren de sistemin verdiği zararlardan sorumlu tutulabilir. Örneğin, bir bankanın kullandığı yapay zeka sistemi hatalı kredi kararları veriyorsa, banka bu zararlardan sorumlu olabilir.
3. Kusur Sorumluluğu
Yapay zeka sistemini geliştiren, programlayan veya eğiten kişiler, kusurları oranında sorumlu tutulabilir. Özellikle algoritmadaki hatalar veya yetersiz veri eğitimi nedeniyle ortaya çıkan sorunlarda bu sorumluluk gündeme gelebilir.
4. Tehlike Sorumluluğu
Bazı yapay zeka sistemleri, özellikle otonom araçlar gibi yüksek riskli uygulamalar, tehlikeli faaliyet kapsamında değerlendirilebilir. Bu durumda, kusursuz sorumluluk ilkesi uygulanabilir ve işleten, kusuru olmasa dahi zarardan sorumlu tutulabilir.
Avrupa Birliği Yapay Zeka Yasası (AI Act)
Avrupa Birliği, 2024 yılında yürürlüğe giren Yapay Zeka Yasası (AI Act) ile bu alanda öncü düzenlemeler getirmiştir. Risk temelli bir yaklaşım benimseyen yasa, yapay zeka sistemlerini risk seviyelerine göre sınıflandırmaktadır.
Risk Kategorileri
- Kabul edilemez risk: Sosyal puanlama sistemleri, bilinçaltı manipülasyon gibi uygulamalar yasaklanmıştır
- Yüksek risk: Kritik altyapı, eğitim, istihdam, kolluk kuvvetleri gibi alanlarda kullanılan sistemler sıkı denetim altındadır
- Sınırlı risk: Chatbotlar gibi sistemler için şeffaflık yükümlülükleri getirilmiştir
- Minimal risk: Video oyunları, spam filtreleri gibi düşük riskli uygulamalar serbesttir
Türkiye'de Beklenen Gelişmeler
Türkiye'de yapay zeka alanında yasal düzenleme çalışmaları devam etmektedir. Cumhurbaşkanlığı Dijital Dönüşüm Ofisi koordinasyonunda hazırlanan "Ulusal Yapay Zeka Stratejisi" çerçevesinde çeşitli düzenlemeler planlanmaktadır.
Beklenen düzenlemeler arasında şunlar yer almaktadır:
- Yapay zeka sistemlerinin ulusal sınıflandırma kriterleri
- Sorumluluk rejiminin net olarak belirlenmesi
- Etik kurallar ve denetim mekanizmalarının oluşturulması
- KVKK ile entegrasyon ve veri koruma standartları
- Sektörel düzenlemeler (sağlık, finans, ulaşım)
Otonom Araçlar ve Sorumluluk
Otonom araçlar, yapay zeka sorumluluğunun en somut örneğidir. Bir otonom araç kaza yaptığında sorumluluk kime aittir?
Mevcut hukuki çerçevede, araç sahibi Karayolları Trafik Kanunu uyarınca işleten sıfatıyla sorumludur. Ancak yazılım hatası veya sensör arızası durumunda üreticinin de sorumluluğu gündeme gelebilir. Gelecekte, yapay zeka sigorta sistemlerinin gelişmesi beklenmektedir.
Algoritma Önyargısı ve Ayrımcılık
Yapay zeka sistemleri, eğitildikleri veriler nedeniyle önyargılı kararlar alabilir. Örneğin, işe alım algoritmalarının kadınlara karşı ayrımcılık yapması veya kredi puanlama sistemlerinin belirli etnik gruplara düşük puan vermesi gibi durumlar belgelenmiştir.
Bu tür ayrımcılık, Türk hukukunda Anayasa'nın eşitlik ilkesi ve ayrımcılık yasaklarına aykırılık teşkil edebilir. Ayrıca, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun ayrımcılık suçuna ilişkin hükümleri de gündeme gelebilir.
Pratik Öneriler
Yapay zeka kullanan işletmeler için önemli öneriler:
- Dokümantasyon: Kullandığınız yapay zeka sistemlerinin tüm teknik özelliklerini, eğitim verilerini ve karar süreçlerini belgelendirin
- Sigorta: Yapay zeka kaynaklı riskleri kapsayan sigorta poliçeleri edinin
- Sözleşmeler: Kullanıcı sözleşmelerinde sorumluluk maddelerini açıkça belirleyin
- Denetim: Düzenli algoritma denetimleri ve önyargı testleri yapın
- İnsan gözetimi: Kritik kararlarda insan onayı mekanizması oluşturun
Sonuç
Yapay zeka hukuku, hızla gelişen bir alan olup, işletmelerin ve bireylerin bu gelişmeleri yakından takip etmesi gerekmektedir. Mevcut yasal boşluklar, hukuki belirsizliklere yol açabilmektedir. Bu belirsizlikleri minimize etmek için profesyonel hukuki danışmanlık almak ve gelişmeleri yakından takip etmek büyük önem taşımaktadır.