Yapay zeka eser sahibi olabilir mi? 2026 Dijital Telif Yasası ve FSEK kapsamında yapay zeka içeriklerinin hukuki durumunu bir hukuk yazarı gözüyle inceleyin.
Yapay Zeka Eser Sahibi Olabilir mi? 5846 Sayılı Kanun ve Yeni Tartışmalar
Özet
Yapay zeka tarafından üretilen içeriklerin hukuki statüsü, 2026 yılındaki güncel gelişmeler ve yargı pratikleri ışığında incelenmektedir. Türk hukukunda "eser sahibi" kavramının insan merkezli yapısı, dijital telif yasası taslağı ve üretken yapay zekanın telif ihlalleri konusundaki sorumlulukları bu yazının temel odak noktasını oluşturmaktadır.
Hukuki Değerlendirme
1. Türk Hukukunda "Eser Sahibi" Kimdir?
Mevcut 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu (FSEK) uyarınca bir ürünün "eser" sayılabilmesi için "sahibinin hususiyetini taşıması" ve bir "insan" tarafından meydana getirilmesi şarttır. Mevzuatımızda yapay zeka sistemleri birer "kişi" değil, "eşya" veya "araç" statüsündedir. Dolayısıyla, bir yapay zekanın bağımsız olarak ürettiği görsele veya metne telif hakkı tanınması mevcut kanunlarımıza göre mümkün görünmemektedir.
2. İnsan Müdahalesi ve "Prompt" Sanatı
2026 yılındaki güncel yaklaşımlar, "yeterli insan yaratıcılığı" kriterini ön plana çıkarmaktadır. Eğer bir kullanıcı, yapay zekaya sadece "bir kedi resmi yap" demiyorsa; aksine kompozisyonu, ışığı, tarzı ve detayları kendi yaratıcı iradesiyle (detaylı promptlar ve müdahalelerle) şekillendiriyorsa, bu durumda telif hakkının o insan kullanıcıya ait olabileceği savunulmaktadır.
3. Eğitim Verileri ve İhlal Sorumluluğu
Yapay zeka modellerinin eğitilmesi sırasında sanatçıların eserlerinin izinsiz kullanılması, dünya genelinde olduğu gibi Türkiye’de de davalara konu olmaktadır.
- Hukuki Dayanak: FSEK Madde 21 ve devamındaki mali hakların (çoğaltma, yayma) ihlali.
- Sorumluluk: İçeriği üreten yapay zekanın bir kişiliği olmadığı için; hukuki muhatap, modeli eğiten teknoloji şirketi veya bu içeriği ticari kazanç amacıyla kullanan son kullanıcıdır.
4. 2026 Dijital Telif Yasası Taslağı
Ocak 2026'da gündeme gelen yeni yasa taslağı, yapay zeka şirketlerinin modellerini eğitirken kullandıkları telifli içerikler için bir "şeffaflık raporu" sunmasını ve hak sahiplerine bir lisans bedeli ödenmesini öngörmektedir. Bu, "adil kullanım" savunmasının sınırlarını daraltan devrim niteliğinde bir adımdır.
Sonuç
Yapay zeka, hukuk sistemimiz tarafından henüz bir "yaratıcı" olarak kabul edilmese de, bu teknolojiyi kullanan kişilerin ve geliştiren şirketlerin sorumlulukları netleşmektedir. Dijital dünyada hak kaybına uğramamak için, üretilen içeriklerdeki insan katkısının belgelenmesi ve lisans sözleşmelerine dikkat edilmesi kritik önem taşımaktadır.
Önemli Not: Bu içerik bilgilendirme amaçlıdır, avukat tavsiyesi değildir.
